Monachus monachus (Hermann, 1779)   - Akdeniz Foku

 

 Sınıf: Mammalia  Takım: Pinnipedia  Familya: Phocidae

Tavsif:

1779. Phoca monachus Hermann, Beschäft. Berlin Ges. Naturf. Freunde, 4: 501, pls. 12, 13.

Terra-typica: Akdeniz.

1822. Monachus monachus Fleming, Philos. Zool., 2: 187 (dipnot). Phoca monachus Hermann.

Vücut yapısı:

Kafa yuvarlak, bıyıklı; dış kulak bulunmaz. Ön ve arka ayakları yüzgeç şeklini almıştır. Arka ayakları geriye yöneliktir. ♀♀’de 4 adet meme bulunur. DF, 2.1.4.1./2.1.4.1.= 32'dir. En belirgin özellikleri karın bölgelerinde, şekli ve boyutları çok değişken olan beyaz veya açık sarı bir lekenin olmasıdır. Bu yama, yeni doğanların hepsinde varken, erginlerin hepsinde bulunmamaktadır. Sırt tarafı tekdüze gri-kahverengi, kahverengidir. Yaşlıların karın altı parlak beyaza dönüşebilir. Gençlerde kıl değiştirmeden önceki bir kaç hafta boyunca vücut rengi koyu kahverengi veya siyahtır. Erginler gri, kahverengi ve devetüyü renklerinin hemen her tonunda, hatta beyaz ve gümüşi de olabilirler. Bazılarının vücudu açık benekler ve lekelerle kaplı olabilmektedir. B+G 230 (çok nadir olarak 380) cm; W 300 (max. 400) kg'dır.

©Hürriyet Gazetesi-2001

Yaşam alanı:

Denizlerde yaşarlar ve genellikle sarp ve ulaşılması zor mağaralarda ve kayalıklarda bulunduğu kıyıları tercih ederler. Üreme mağaralarının konumu ve özellikleri, iç özellikleri kadar önemlidir. Yaşadıkları yere bağlıdırlar. Mağaraların bu özellikleri yavruların anne tarafından beslenip, hayatlarının devamını sağlamak bakımından önemlidir. Daha 30-40 yıl öncesinde yurdumuzda fokları açık kıyılarda bile yatarken görmek mümkünken, bugün tamamen kıyı mağaralarına bağımlı duruma gelmiş bulunuyorlar. Fokları artık yalnızca kayalık, insan faaliyetlerinin çok fazla olmadığı ve mutlaka kıyı mağaralarının var olduğu sahillerde görebiliyoruz (bkz. Harita). Kıyı mağaraları fokların Akdeniz ve kollarında insanlardan kaça kaça geldikleri son noktalardır. Artık bundan sonra gidebilecekleri başka bir yol yoktur. Kayalık kıyılarda mağaraların civarında artmakta olan yapılaşma ve insan faaliyetleri kitle turizminin yol açtığı aşırı insan baskısı, bu sahilleri foklar için yaşanmaz duruma getirmektedir. Balıkçıların ağlarını kestiklerinden ve balıklarını yediklerinden dolayı, balıkçılar tarafından katledilmelerinden, turizmin baskısından ve yaşama ortamlarının tahribinden nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Habitat tahribine deniz kirliliğini ve aşırı balıkçılığı da eklemek mümkündür. Son dinlenme alanları olan kıyı mağaralarındaki bir diğer problem ise mağara dalışlarıdır. Bunlar fokları rahatsız etmektedir.

Biyolojisi:

Küçük gruplar halinde bulunurlar. Değişik deniz canlıları ile beslenirler. Kalkan, barbun, levrek, ahtapot, ıstakoz en sevdiği besinlerin başında gelmektedir. Kısık ve kesik bir havlama şeklinde ses çıkarırlar. Karada son derece hantal olup, denizde uzun mesafeleri kolayca kat edebilmektedir. Bir gün içerisinde 36 km’yi hiç zorlanmadan aştığı gözlenmiştir. Zamanlarının çoğunu denizde geçirirler. Ancak dinlenmek ve uyumak için karaya çıkarlar. Suda atlamazlar.  Oldukça derine dalar ve uzun süre su altında kalabilirler. Max dalış derinliği bilinmemekle birlikte; kayıtlara göre max. 70 m’ye kadar daldığı bilinmektedir. Su altında kalış süreleri, ort. 6 dk'dır. Ancak sık sık 10 dakikadan uzun sürelerde de su altında kaldıkları tespit edilmiştir. Su altında çiftleştikleri balıkçılardan edinilen bilgilere göre ortaya atılmıştır. Karada çiftleşirler ve karada doğururlar. Çiftleşme Temmuz ve Ağustos (Eylül)’tadır. 11 aylık gebelikten sonra yılda 1 kez 1 (2) yavru doğururlar. Mağara içerisinde olan doğum, Mayıs ve Kasım ayları arasında gerçekleşmektedir. Yavrular, 90-100 cm boyda ve 15-20 kg ağırlığında doğmaktadır. Yavrular, siyaha yakın, çok koyu renkte; yetişkinlere göre biraz daha uzun ve havlı tüylerle kaplı olarak doğarlar. Gözleri açık olarak doğan yavrular, 6 ay kadar karada kalırlar. 4-5 ay süreyle emzirilirler. Yavrular, ilk haftalarda yüzmeyi öğrenmektedirler. ♀♀ foklar 210 cm boya ulaştıklarında (3-4 yılda) üreme yeteneği kazanırlar. 20-30 (?) yıl yaşarlar.

Dağılım:

Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan tek fok türüdür. Günümüzde Türkiye-Yunanistan ve Moritanya-Batı Sahra arasında kalan ve birbirinden kopuk iki bölgede yaşam savaşı vermektedirler (Harita). Karadeniz'de tükenmiş olma ihtimali yüksektir. Akdeniz ülkelerinin bütününde koruma önlemleri uygulanmaktadır. En önemli dağılım alanlarının başında yer alan Datça ve Foça’da koruma ve araştırma çalışmaları sürmektedir. Dünya populasyonu 200-300 birey arasında tahmin edilirken, Türkiye'de ise 4 ayrı yerde gruplar halinde 20-50 birey bildirmektedir. Dağılım alanları, kıyı boyunca süreklilik yerine belirli bölgelerde yoğunlaşma özelliği göstermektedir. Türkiye kıyılarında; Marmara'da; Marmara Adaları ve Mola Adaları ile Biga Yarımadası kuzey sahillerinde, Ege'de; Gelibolu Yarımadası Ege kıyıları ile Behramkale arasında ve Yeni Foça ile Datça arasında; Akdeniz'de Datça ile Kemer arasında, Alanya ile Taşucu arasında ve Hatay Samandağ ile Suriye sınırı arasında, kalan sahillerde var olma mücadelesi vermektedir. Harita: http://www.afag.org/

Kırmızı liste durumu:

 

CR C2a, bkz. IUCN Kırmızı Liste

 

Türkiye Mammalia Faunası

1